17.04.2024 - Kablo Tel Dünyası Kablo-Üretim-Hammadde-Makina Teknolojileri Dergisi
Kablo Tel Dünyası

2023’den 2030’a ve 2050’ye Dünya konjonktürü ve PAN CHEMICALS’ın durum değerlendirmesi

2023’den 2030’a ve 2050’ye Dünya konjonktürü ve PAN CHEMICALS’ın durum değerlendirmesi

HakanTanış
Türkiye Ülke Müdürü
Pan Chemicals S.p.A. Italia

Merhaba,
Çok Uluslu denetim, güvence, vergilendirme, yönetim danışmanlığı, aktüerya, finansman ve hukuk hizmetleri veren özel kurumsal firmalardan edindiğimiz datalar ve raporlar uyarınca, kendi görüşlerimizi elde ettiğimiz bilgilerle birleştirerek bir sentez yapmış bulunuyoruz. Yapmış olduğumuz sentezi, siz değerli okuyucular ile paylaşmak isteriz. Edindiğimiz projeksiyona detaylı olarak bakacak olur isek; global manada özellikle 2030 yılından itibaren Çin’ in büyük bir atılım ile daha da kalkınacağı; gelişen dijital dünyaya hemen hemen en iyi şekilde yıllardır personel yetiştiren Hindistan’ ın ise ekonomik olarak Çin’ i takip edeceği ve ardlarında Birleşik Devletler’ in yer alacağı ön görüsü hakimdir. Bununla birlikte, elbette hemen herkesin ön görüde bulunabileceği gibi; ben de bu çetin ekonomik mücadelede ABD’ nin ipin ucunu bu kadar boş bırakmayacağını, liderlik olmasa da kendi varlığını her zaman daha derinden hissettireceğini düşünmekteyim.

Geçmiş dönem olarak; 1970’ ler ve 1980’ lere baktığımızda belki de kimse, en azından Çin’ in bu kadar gelişeceğini ve kendini adeta düz bir yarış pistinde gidiyor gibi hızını arttıracağını tahmin dahi edemezdi fakat gelişen ve değişen dünya düzeni, dijital dönüşüm ile birlikte asıl olarak 2050’ leri şimdiden tahmin edebiliyor olmak şartların değişmesine orantılı olarak daha görülebilir düzeydedir.

2030 ile başlayarak 2050’ li yıllara doğru bir hayali köprü uzatacak olur isek, köprüde bir hayli sürpriz ülke ile göz göze geleceğimiz muhakkaktır. Günümüzde yaklaşık 275 milyon nufusu olan Endonezya Cumhuriyeti’ nin, 2050 yıllarında nufusunun 320 milyonu geçmesi beklenmektedir. Özellikle dünya batı kanadının nufüssal olarak durağanlaşma ve hatta gerileşme yaşadığı ve mahsusen medyan yaşın sürekli olarak yükseldiği göz önünde bulundurulursa, Güney Doğu Asya Ülkesi Endonezya ekonomisinin de katlanarak artacağını tahmin etsek sanıyorum hata yapmış olmayız. Dolayısıyla Endonezya’nın dünyanın sayılı ülkelerinden biri olacağı gerçeği günümüz koşullarında geçerli bir durumdur diyebiliriz. Aynı zamanda tıpkı Asya ve Avrupa Bağlantısına sahip Türkiye’ nin jeopolitik konumu gibi; Kuzey ve Güney Amerika bağlantısına sahip Meksika’ nın da Pasifikteki konumu elbette tartışılmaz ve su götürmez bir gerçektir. Meksika da kendi potansiyelini elbette ister istemez yıldan yıla dışarıya vurarak, global söz sahibi ülkelerden biri olacağı şimdiden ön görülebilir diye düşünüyorum.

Güney Amerika’ nın en kalabalık (yaklaşık 215 milyon) ve en büyük ülkesi konumundaki Brezilya Federal Cumhuriyeti, ülkedeki önemli ticari kaynaklar ve limanlar sayesinde özellikle latin dünyasının Avrupa ve Afrika’ ya açılan han kapısı konumuna geleceğini göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Brezilya, günden güne aldığı yatırımlar ve üretim potansiyelindeki artışlar ile dünyayı her manada besleme misyonunu yürütecek ülkelerden biri olacak gibi görünmektedir. Afrika’ nın önemli yer altı kaynaklarına sahip ülkelerdinden Nijerya Federal Cumhuriyeti’ nin ise 2050 yılında başta Afrika Kıtası olamak üzere, dünyada söz sahibi ülkerden biri olması hemen her ülke tarafından beklenmektedir. Özellikle iş gücü sayısı ile öne çıkan Afrika Ülkelerinden biri olan Nijerya, bahusus Avrupa ve Asya bölgelerinden gelecek yatırımlar ile fark yaratmaya başlayacağı aşikardır.

Bu süre zarfında elbette ticaretin aktığı ve hiç bitmedi Asya Ülkelerinden olan Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti kalkınma yüzdesi olarak öne çıkacak ülkerden biri olarak göze çarpmaktadır. Edindiğimiz datalar neticesinde; önemli bir büyüme oranı ile Vietnam, kendisine en azından ilk 20 ülke içerisinde yer bulabilecek potansiyeldedir. Vietnam’ın kalkınmasını başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere bazı önemli Asya ülkelerinin de desteklemesi beklentisi çok yüksektir.

Hindistan’ ı Orta Doğu Arap Ülkerinden ve nispeten Türki Cumhuriyetlerden ayıran Pakistan İslam Cumhuriyeti’ nin ise 330 miyon, 2050 beklenti nüfusu ile bölgede önemli bir merkez haline geleceği ön görülebilir bir gerçektir. Bu veriler ışığında ülkenin önünün açık olduğu kendini belli etmektedir. Kuzey Afrika’ nın önemli liman ve Turizm ülkesi olan Mısır Arap Cumhuriyeti’nin de 2050 dünyasında kendine sağlam bir yer bulacağı ön görülmektedir. Günden güne büyüyen tümden gelimle Afrika, tümevarım ile Mısır ekonomisinin özellike Afrika’ nın iç bölgelerine ulaşacak ya da Afrika’ nın iç bölgelerinden çıkacak emtiaların dünyaya ulaştırılmasında önemli ülkelerden biri olmasını beklenmektedir.

Görüşümü; 2050 yılı itibariyle 150 milyonu aşması beklenen Mısır nufusu verisi ile desteklemek isterim. Batı Pasifikte yer alan ve irili ufaklı 7.641 adet ada ve adacıktan oluşan Filipinler Cumhuriyeti ise yine kalabalıklaşacak nufusu ve elbette turizme olan bakış açısı ile birlikte Okyanusya ülkelerine ve elektronik devi Japonya, Güney Kore gibi Asya ülkelerine insan kaynağı ve hammadde yönündeki hizmetleri ile bölgenin vaz geçilmez ülkerinden biri olacağı tahmin edilmesi güç olmayan gerçeklerden bir diğeridir. Günümüzde nufusu 170 milyonu geçmiş olan Bangladeş Halk Cumhuriyeti’ nin ise, yine büyüme öngörü rakamları incelendiğinde hatırı sayılır bir büyüme ile karşı karşıya kalması beklenmektedir. Ülke, özellikle Hindistan’ ı Güney Doğu Asya’ ya bağladığı transit hatta bulunduğu için ticari akışa yön vermesinin beklenmesi de elbette kaçınılmaz olacaktır.

Ayrıca; 2050 yılında nüfusları hatırı sayılır seviyede artması öngörülen ülkeleri ilave olarak sıralayacak olur isek; Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski adı ile Zaire) ve Orta Doğu – Arap ülkelerinin deniz komşusu, Yemen Denizi ile Afrika’ nın Asya’ ya açılan yüzü ve Süveyş Kanalı vasıtasıyla görece Akdeniz ticareti ülkelerinden Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti nüfus olarak söz sahibi ülkelerden olacaktır.

Afrika’ nın büyüme potansiyeli yüksek olan ülkelerini sıralamaya devam edecek olur isek; bölgenin sayılı liman kentlerinden olan Darüsselam’ ın da ülke sınırları içerisinde olduğu Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti’ ni, yine sayılı ticaret kentlerinden olan Nairobi’ nin sınırları dahilinde olduğu Kenya Cumhuriyeti’ ni ve son olarak Afrika’ nın inci ülkelerinden biri sayılacak, doğallığını yitirmemiş olan Uganda Cumhuriyeti’ ni sayabiliriz. Bu ülkeler artış içerisinde oldukları popülasyon oranlarıyla dünya ticaretinin gelişmesi ve büyümesine değer katabilecek ülkeler olarak öngörülebilir şekilde sınıflandırılmaktadırlar. Şimdiye kadar bahsettiğimiz güncel dataları genel şekilde değerlenidrecek olur isek; bölgesel ticari hacim olarak Asya’ nın ve Afrika’ nın ve hatta nisbi olarak Güney Amerika’ nın globalizasyonda daha aktif bir şekilde yer alacağı gözükmektedir.

Bu datalara ek olarak ve ayrı bir biçimde, Ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’ni derinlemesine inceleyecek olur isek; 2030 yılları civarlarına kadar dünya ülkeleri kendilerince belli yollar kat edecekleri için Türkiye’nin de kendi yolunda özel bir şekilde ilerlemesi beklentiler dahilindedir diyebiliriz. Özellikle gelecek dönemde ülkeye çekilmesi muhtemel yatırmların da artmasının beklentisi ile 2030 sonrası ülkemizin kendisine has bir ivme ile ekonomisini katlaması yine beklentiler dahilindedir diyebiliriz. Özellikle ülkemizin jeopolitik konumu incelendiğinde, bu görüşün haksız da olmadığı su götürmez bir gerçektir. Asya ve Avrupa arasındaki köprü vazifesi görmemiz, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Arap Ülkeleri ile denizyolu temasımız, sayesinde uluslararası ticaretimizin katlanarak artması elbette doğru yatırımlar ve üretim planları ile daha aktif duruma gelebilecektir. Dolayısıyla, 2050 yılı dahilinde, ülkemizin ilk 10 ekonomiyi zorlamasını beklemek mantıklı yapılacak tahminsel bir görüştür diye düşünüyorum.

Geniş kapsamlı olarak Türkiye dahil bütün ülkesel dataları toparlayacak ve özet ile değerlendirecek ve 2030 yılından başlayarak, 2050 yılına kadar globalbir yol belirleyecek olur isek, 2050 yılında dünyada daha fazla yıldız oyuncu ülke olacağını bekleyebiliriz. Elbette, halihazırdaki çok uluslu ve yüksek sermayeli şirketlerin yukarıda belirttiğim ülkelerde de yeni ticari hayatlar başlatacak ya da var olan ticari hayatlarını perçinleyerek arttıracakları gerçeği, uluslararası şirket kapitallerine artı değerler katacağı gibi, içerisinde bulunduğu ya da bulunacağı ülkelerin Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarına da elbette pozitif etkiler sağlayacaktır.

Günümüzde globalizasyonun iyiyden iyiye sardığı dünya ekonomisi 2050 yılında muhakkak ki daha fazla global olarak yoluna ister istemez büyüyerek daha hızlı adımlar ile devam edecektir. Geleceğe iniş yapacak ‘ekonomik gelişim uçağına’ her birimizimin, şirketlerimizin ve başta ülkemiz olmak üzere, ülkelerin sağlıklı bir şekilde binmesi ve uçağın sağlıklı iniş yapabilmesi dileğimle,

Saygılarımla,

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ