29.10.2020 - Kablo Tel Dünyası Kablo-Üretim-Hammadde-Makina Teknolojileri Dergisi

Hakan Tanış [PAN CHEMICALS S.p.A. ITALY – TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ]; Teknik Makale [Kardeshev Ölçeği Hakkında] Günümüz Uygarlıklarından Multiversal Uygarlıklara Yolculuk

Hakan Tanış [PAN CHEMICALS S.p.A. ITALY – TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ]; Teknik Makale [Kardeshev Ölçeği Hakkında] Günümüz Uygarlıklarından Multiversal Uygarlıklara Yolculuk
Reklam

Hakan Tanış
[PAN CHEMICALS S.p.A. ITALY – TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ]

Bir önceki e-röportajımda ‘’Kardaşev Ölçeği’’ (Kardashev Scale) konusuna değinmiş. Kardeşev Ölçeğinin; kısaca dünyamız ve insanlık için ne anlama geldiğini özetlemiştim.

Bu yazımda konuyu biraz daha anlaşılır biçimde açmak, daha sert bir beyin fırtınası estirmek ve detaylandırmak istiyorum. Öncelikle sıfır noktasından başlayacak olursak; Bilim İnsanları, bilinen evrenin yaklaşık 14 milyar yıl yaşında olduğunu, çapının 93,3 milyar ışık yılı olduğu, dünyamızın yaklaşık 4,5 milyar yaşında olduğunu, dünyanın mütenevvi yerlerinde bulunan fosiller neticesinde ise; modern insanın varlığının; çeşitli kaynaklarda farklı bilgiler olmak üzere 200.000 ila 300.000 senedir dünyada olduğunu hesaplamışlardır. Bu bilgiler doğrultusunda; Kardeshev kendi ölçü birimleri uyarınca, yaşama hitap edecek bir medeniyet ölçüsü örneklendirmesi belirlemiştir. Kardeshev Ölçeği; Rus Uzay Ajansı’na bağlı olarak çalışmış, fizik ve matematik doktoru olan, tam adı Nikolay Semyonoviç Kardaşyov’ un (1932 – 2019 Moskova) uzun süreli araştırmaları ve çalışmaları sonucu 1964 yılında; evrende bulunması muhtemel medeniyetlerin gelişmişlik seviyelerini sınıflandırmak amacıyla dünya bilim çevrelerine sunduğu bir ölçeklendirme çalışmasıdır.

Kardashev ölçeği; uygarlıkların teknolojik gelişimlerini, iletişim kurma operasyonları doğrultusunda kullanabilecekleri enerji miktarına göre saptayan bir ölçme ve değerlendirme yöntemidir. Ölçek; Tip I, II ve III olarak önceden belirlenmiş üç ayrı kategoriye sahiptir. Tip I uygarlığa gezegensel uygarlık da denir; bu uygarlık seviyesi komşu yıldızından gezegenine ulaşan, kullanılabilir enerjiyi kullanma ve depolama yetisine sahiptir. (Dünyanın bu uygarlık seviyesine 2200 yılı civarında geçmesi beklenmektedir) Tip II uygarlık; yıldızındaki bütün enerjiyi hasat etme yetisine sahiptir. (Dünyanın bu uygarlık seviyesine 2500 Yılı civarında geçmesi ön görülmektedir) Tip III uygarlığın ise konak gökadasının tümü ölçeğinde enerji kontrolü bulunmaktadır. (2500 yılı sonrası) Ayrıca Kardashev’ in bu tabirine ek olarak daha sonra bilim insanları tarafından Tip 0, Tip IV ve Tip V ölçekleri de bu tanıma eklenerek tanım genişletilmiştir. Yeni eklenene ölçekler doğrultusunda şu an insanlık Tip 0 seviyesindedir

Yukarıda da bahsettiğim gibi; Kardashev, 3 seviyeli ve kategorize edilmiş bir sınıflandırma yaptığı için, Tip 1, Tip 2 ve Tip 3 şeklinde durumu ölçeklendirmiştir. Bununla birlikte, Amerikalı gökbilimci Carl Sagan, Kardashev Ölçeği’ni matematiksel bir formüle dönüştürerek geliştirmiş ve sürdürülebilir hale getirmiştir. Carl Sagan’ ın ortaya koyduğu formül uyarınca, Kardeşev ölçeği aşağıdaki yöntem ile hesaplanmaktadır; K = Toplumların Gelişmişlik Seviyesi; Kardeshev Ölçeği, P = Toplumların Kullandığı Enerji (Watt) Bu formülde P yerine üretilebilen güç miktarı watt cinsinden yazılarak, hesap yapabilinir ve K harfi (Kardeshev Ölçeği) hesaplanabilinmektedir. K değeri bizlere, hesaplanacak medeniyetin Kardashev Ölçeği’ndeki yerini vermektedir. Örneğin; 1970’lerde insanlığın aşağı yukarı 10 Terawatt ya da 10 Trilyon Watt kadar güç üretmekte olduğunu, dolayısıyla aynı gücü tüketmekte olduğunu yazılı kaynaklardan biliyoruz. Bu durum neticesinde, hesaplanan enerji miktarı ise insanlığı Carl Sagan’ ın geliştirdiği formülde K = 0.7 (Tip 0) yapmaktadır. Günümüzde tüketilen enerjiyi ise yaklaşık 17.7 Terawatt üzerinden hesaplayacak olursak, medeniyetimiz 1970’ lerden günümüze kadar ancak 0.725 seviyesine yükselmiştir diyebiliriz. Bu durumda; Tip-1 Medeniyet seviyesine ulaşabilmemiz adına gereken seviye olan 10 Katrilyon Watt’ lık enerjiyi tahminler doğrultusunda, insanlık olarak yaklaşık 200 sene sonra yakalayabileceğimiz öngörülmektedir.

Yukarıdaki örnekten yola çıkarak, söz konusu ölçekleri kısaca irdeleyecek olur isek;

Tip 0 Uygarlık (Alt Kültür Medeniyet): İnsanlığın halihazırda bulunduğu uygarlık türüdür. Bu uygarlık türünde varlıklar enerji ihtiyacını büyük oranda fosil yakıtlardan karşılarlar ve kendi yıldızının enerjisini çok düşük seviyede değerlendirirler. 0 Tipi Uygarlığın en belirgin gelişmişlik seviyesi; kendi gezegeninin yörüngesinde ve yıldız sistemi içerisinde uzay uçuşları yapabilmesidir.

Tip 1 Uygarlık (Gezegensel Medeniyet): Yıldız sistemi içerisindeki diğer gezegen ve uydularda terraform (gezegenleri yaşanabilir hale getirme teknolojileri) biçiminde değilse bile, yapay biyosferler (canlıların yaşayabildiği bölgeler; canlı yüzey) ve yapay yaşam alanları aracılığıyla kolonileşmiş, sorunsuz haberleşme ve ulaşım sağlayabilen uygarlık tipidir. Yenilenebilir nükleer enerji kullanımını nerede ise mükemmelleştirmenin yanında, kendi gezegenindeki tüm enerji kaynaklarını verimli şekilde kullanabilir, ön görüleceği şekilde yanardağları, depremleri ve hava olaylarını doğru tahmin ederek, konrol altında tutabilir medeniyet türüdür. Tahminlere göre, İnsanlığın önümüzdeki 200 yıllık süre içerisinde geçişini tamamlamasını beklediğimiz uygarlık tipidir.

Tip 2 Uygarlık (Gezegenler Arası Medeniyet): Kendi yıldız sistemindeki tüm enerji kaynaklarını maksimum verimle kullabilir; bu uygarlık tipinde Amerikalı Bilim İnsanı Freeman Dyson tarafından ortaya atılan Dyson Küresi (Dyson Sphere) kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu kavram, şimdilerin ütopik olsa da, belki de geleceğin gerçeklemesi beklenen sistemidir. Dyson Küresi bizlere; bir yıldızı tamamen kapsayan ve güç çıkışının büyük bir yüzdesini yakalayan ve kullanmamızı sağlayan varsayımsal bir mega yapıyı biçimlendirmektedir (Bu şekilde; Dyson Küresi, güneşi tümüyle kaplayacak ve güneşten yayılan tüm enerjiyi kontrol altında tutabilecektir) ya da küre benzeri bu yapı için, güneşin etrafında belli bir yörüngede dönebilecek güneş enerjisi ünitelerinin bir araya gelerek oluşturdukları mega mühendislik üstün yapısı da diyebiliriz. Ana fikir; gezegenin bağlı bulunduğu yıldızının enerjisini hasat etmek olduğu için, söz konusu yapı birbirinden çok farklı şekillerde inşa edilebilir… Tip 2 Uygarlık seviyesindeki toplumlar, yıldızlararası seyahat ve haberleşme yeteneğine sahiptir. Daha ileri noktalarda olan medeniyet tipleri (yani Tip 2 seviyesinde olup, Tip 3’ e yakın olan medeniyetler) gezegenlerin yörünge hareketlerini dahi manipüle edebilir. Çarpma olasılığı bulunan asteroidleri ise tespit edildiği anda yok edebilir veya yörüngesini değiştirebilir. Bu seviyede bir uygarlığın yok olma ihtimali nerede ise imkansıza yakındır. Kendisinden daha gelişmiş başka uygarlıklar dışında uzayda veya yaşam bölgesinde varlığını tehdit edebilecek ölçüde bir tehlike bulunmaz. Hücresel ve hatta atomik seviyede yaşamı kontrol edebildiği için hastalıkları yok edebileceği düşünülmektedir. Kendi uygarlığımızın da yine bazı alanlarda önümüzdeki 50-100 yıl aralığında başlayıp, genel kapsamı ile 500 yıl içinde bu uygarlık seviyesine geçişini tamamlaması beklenmektedir.

Tip 3 Uygarlık (Yıldızlararası Medeniyet): İçinde bulunduğu galakside dilediği gibi, istediği yerde kolonileşebilen, terraform ve gezegen mühendisliği becerisi en üst seviyeye ulaşmış, doğrudan doğruya yıldızların ürettiği füzyon enerjisinden (iki hafif elementin nükleer reaksiyonlar sonucu birleşerek daha ağır bir element oluşturması sonucunda ortaya çıkan enerji) faydalanan uygarlık tipidir. Samanyolu Galaksisinden, Andromeda Galaksisine İntergalaktik (galaksiler arası) yolculuklar ve haberleşme yapabilir. Nikolay Kardashev tarafından tanımlanan son uygarlık tipidir. Kendisi bu uygarlık tipinin ötesinde herhangi bir çalışma yapmamış, herhangi bir tahminde bulunmamıştır. Tip 4 Uygarlık (Evrensel Medeniyet): Kardaşev’den sonra, onun izinden giden bilim insanları tarafından betimlenen ilk uygarlık tipidir. Bu uygarlık tipi dahilinde yaşayan gelişmiş organizmalar, bilinen tüm evrende dilediği gibi işlem yapabilir. Gezegenler, yıldızlar, galaksiler üzerinde deneyler yapabilir; yok edip yenilerini meydana getirebilirler. Fiziksel formunu herhangi bir araç olmadan istediği gibi yolculuk yapabilecek şekilde değiştirebilir, madde ve enerji varlığını istediği gibi manipüle edebilir, entropiyi (iş yapma yeteneği olmayan enerjiyi) yavaşlatabilir ya da tersine döndürebilirler. Uzay-zaman yapısını değiştirebilir ve eğer mümkün ise zamanda yolculuk yapabilirler.

Tip 5 Uygarlık (Çoklu Kültür Medeniyeti): Multiversal (çoklu evren, çoklu kültür yapısı; birbirinden farklı, gözlemlenebilir evrenlerin hipotezsel toplamıdır. Bu evrenler; var olan bütün mekan, zaman, madde ve enerji ile birlikte fizik kanunları ve fiziksel değişimleri kapsar. Bu evrenlere paralel evrenler ya da alternatif evrenler de denmektedir) düzeyde yaşayan uygarlık/varlık tipidir. Tüm evrenlerdeki fizik kurallarını istediği gibi kullanabilir ve değiştirebilir. Bu seviyede bilinmesi muhtemel bütün evrenleri yok edebilir, geri getirebilir ya da baştan inşaa edebilir ve çoklu evrenlere ait bütün enerji birimlerine hükmedebilirler…

Sonuç olarak, konuyu toparlayacak olur isek; insanlık adına, son zamanlarda teknolojik gelişmeler seviyesinde büyük hamleler yapsak da uygarlık tipleri konusunda henüz emekleme dönemindeyiz diyebiliriz. İnsanlık olarak hangi medeniyet seviyesine ulaşabileceğimizi ve ulaştığımız medeniyet seviyelerinde nelerle karşılaşacağımızı şimdilik okuyucu arkadaşların düşüncelerine ve hayal güçlerine bırakmak istiyorum. Temennim; Dünya İnsanlık Toplumu olarak çok çalışarak, her zaman bilim enerjisininin izinden gitmemiz yönündedir.

Saygılarımla,

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ